Otomotiv Sektörünün Geleceği - Yaşalar Kalıp

Otomotiv Sektörünün Geleceği

Ülke ekonomilerine doğrudan ya da beslendiği (cam, elektrik, demir-çelik vb.) ve kullanım alanı bulduğu (tarım, ulaştırma, turizm vb.) pek çok sektörün gelişmesini sağlaması nedeniyle dolaylı olarak katkıda bulunan otomotiv sektörü, teknolojinin ilerlemesi, müşteri beklenti ile ihtiyaçlarının değişmesi ve çevrenin korunması konusunda artan bilinç paralelinde, yapısal olarak büyük bir değişimden geçiyor. Gelişmiş ekonomiler için önemi büyük otomotiv sektörünün geleceğini merak edenler için hazırladık:

Değişimin Kaynağında Neler Var?

Dünya genelinde yapılan toplam AR-GE harcamaları içinde otomotiv sektörüne ayrılan pay, bir hayli yüksek. Dolayısıyla sektörün sürekli bir gelişim göstermesi şaşırtıcı değil. Nedenlerine gelince:

  • Mevcut nüfus artışı göz önünde bulundurulduğunda 2050 yılında büyükşehirlerin sayısının şimdikinin 3 katı olması, hâliyle de trafiğin yanı sıra çevre kirliliğinin de artması bekleniyor. Hem bu sorunların üstesinden gelmek hem de değişen/değişecek olan müşteri ihtiyaçlarını eksiksiz karşılayabilmek adına otomotiv sektörü de mecburi bir değişim yaşamaya başlıyor.
  • Kazalar ile emisyonların sıfıra indirilmesi için tüm dünya ülkelerinde yapısal değişikliklere gidilmesiyle birlikte otomotiv sektörü bundan payını alan sektörler arasında ilk sıralara çıkıyor.
  • Bazı gelişmiş ülkeler yakın gelecekte fosil yakıt kullanan araçları trafiğe sokmayacak. Bu duyarlı yaklaşımın dalga dalga tüm ülkelere yayılması bekleniyor. Dolayısıyla fosil yakıt kullanmayan araçlara gösterilen talep artacak.
  • Bağlanabilirlikte ve dijitalizasyonda yaşanan gelişim, otomotiv sektöründe yeni deneyimler kazanılmasına olanak sunacak ve bu da kavramsal bir değişikliği beraberinde getirecek.
  • Kullanım alanı yaygınlaşan yapay zekâların, sürücülerin misyonunu da üstlenmesi bekleniyor. Bu nedenle bir takım ileri teknolojik cihazların entegre edilebileceği araçlara duyulacak ihtiyaç artıyor.

Bugünkü küresel ölçekte yaşanan otomotiv sektörünün değişimini, elektrikli motorlar, otonom sürüş ve bağlanabilirlik benzeri informasyonların ortaya çıkardığı açıkça görülüyor. Üreticileri olduğu gibi sürücüleri de etkileyen bu değişiklikler sonrası ortaya çıkan geleceğin araçlarına kısaca değinelim:

Akıllı otonom arabalar: Radar, lidar, kızılötesi ve stereo kamera, şerit takip sistemi, tekerlek kodlayıcı ve GPS gibi yeni teknolojilerle donatılması nedeniyle bu tip araçlarda insan desteğine ihtiyaç duyulmuyor. Diğer bir deyişle geçmişin “sürücüsüz otomobil” hayali, bugün gerçek kılınmış durumda.

Elektrikli arabalar: Hybrid, plug-in hybrid, range extender ve tam elektrikli olmak üzere 4 farklı teknolojide üretilen sistemlerin temel çalışma prensibi, fosil yakıt yerine elektrik kullanıyor oluşu. Özellikle çevreye bulunduğu katkı nedeniyle öne çıkan bu tür elektrik motorlu araçların yaygınlaşması için sistemin ana bileşeni bataryaların fiyat ve performans kalitelerinde iyileştirilmeye gidilmesi bekleniyor.